ÇEŞÇEP BAŞKANI GÜLER LUCİEN ARKAS'A FENA PATLADI
İzmir'de kanayan yara haline gelen 'otelden dönme rezidans projeleri' İzmir'in gündemine oturdu. İzmir'in önce Urla ve Seferihisar ilçelerinde başlayan otelden rezidasa çevrilen yapılara şimdi de Çeşme eklendi. Devletin de kandırıldığı projelerde önce 'otel yapacağım' denilerek başlayan inşaatlar bir süre sonra lüks rezidanlara dönüştürüldü. Turizme katkıda bulunacağı için izin verilen yapıları rezidansa döndüren birbirinden ünlü firmalar büyük paralar kazandı ve kazanmaya devam ediyor.
LUCİEN ARKAS İDDİASI
Çeşme'de son dönemde "otelden rezidansa dönüşen" projeler vatandaşların büyük tepkisine neden olurken, ilçede Arıkan Proje tarafından hayata geçirilmesi planlanan Castello Fontana Projesi Çeşmeliler tarafından tepkiyle karşılanıyor. Turizm cenneti betona çevirecek Castello Fontana da aynı iddiaya göre diğerleri gibi 'otel yapılacak' denilerek başladı. Ancak bir süre sonra 'otel yapacağız' denilen bazı bölümler lüks rezidanslara dönüştürülüp pazarlanmaya başlandı. Castello Fontona projesi bugün Çeşmelilerin büyük katılımıyla tepkilere neden olurken projede önemli bir gelişme yaşandı. Proje arazisinin önemli bölümünün, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ile kuzeni Günay Guy Pagy'ye ait olduğu iddia edildi. Söz konusu alan ağaçlandırılacak alan ve tarım alanı olarak geçtiği için İzmir Büyükşehir yapılara olumsu görüş vermişti.
İDDİALAR BÜYÜK TEPKİYE NEDEN OLUYO
Çeşme'de Sivil Toplum Dernekleri projenin satış detayına dikkat çekiyor. ÇED dosyasına göre yaklaşık 80 bin metrekarelik alanda inşa edilmesi planlanan projede 769 oda ve 1470 yatak kapasiteli otel yer alacak. Proje kapsamında toplam 272 blok bulunurken, bunlardan yalnızca birinin otel, diğerlerinin ise apart otel olarak planlandığı belirtiliyor. Ancak iddialara göre, imar planlarında turistik tesis (otel) alanı olarak görünen parseldeki 272 bağımsız birim, fiilen konut niteliğinde pazarlanarak satışa çıkarılıyor. Bu konutların bedeli ise 750 ile 800 bin eurodan başlıyor.
ÇEŞÇEP BAŞKANI GÜLER:''PARSELLERİN KİME AİT OLDUĞU GİZLENDİ''
Çeşme Kent Konseyi Başkanı ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, Castello Fontana Projesi'ne ilişkin yaptığı açıklamada, projenin yalnızca çevresel etkileriyle değil, ortaklık yapısı ve karar alma süreçleriyle de kamuoyunda soru işaretleri yarattığını söyledi.
Güler, ÇED sürecinde kamuoyunun karşısına hangi şirket temsilcisinin çıkacağının ve kararların gerçekte kimin yararına alınacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, Çeşme Yarımadası'nda benzer süreçlerin daha önce de yaşandığını söyledi.
Güler yaptığı açıklamada şunları kaydetti
“Çünkü Çeşme Yarımadası'nda bu tablo bize hiç yabancı değil. Birkaç ay önce, yine bu yarımadada, İnönü Mahallesi'nde 306 dönümlük bir alan aynı Bakanlık eliyle imara açıldı; parsellerin kime ait olduğu önce imar planında gizlendi, sonra ortaya çıktı: Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve kuzeni Günay Guy Pagy. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi, kendilerine hiçbir plan sunulmadan Ankara'dan doğrudan yürütülen bu sürece itiraz etti. Aynı ismin adı, Urla Kuşçular'daki, üst ölçekli planı olmadan doğal SİT alanında yükseldiği ileri sürülen bir villa projesinde de geçiyor.
Şimdi Çeşme'de 769 birimlik, kanalizasyonu olmayan, foseptik ve vidanjörle "idare edilecek" bir rezidans projesi için aynı senaryonun tekrarlanmadığını kim garanti edebilir? Arıkan Proje Geliştirme A.Ş.'nin gerçek ortaklık yapısı bugün kamuoyuna kapalı. İnönü Mahallesi'nde yaşadığımız tam da buydu: mülkiyet önce gizlendi, meydana ancak basının kazması çıkardı. Bu yüzden soruyoruz: yarın o salonda muhatap olarak gösterilen şirketin arkasında kim var? Lucien Arkas ve Günay Guy Pagy, bu yarımadada bir kez daha adı sonradan telaffuz edilecek bir gücün paravanı mı?
Bunu sorma hakkımız, Lucien Arkas'ın Çeşme'ye kazandırdığı, Alaçatı'da belediye arazisi üzerine 30 yıllığına kurulan Arkas Sanat Alaçatı'yı bildiğimiz için daha da güçleniyor. Bu merkeze harcandığı söylenen 8 milyon dolar, kamuoyunda Lucien Arkas'ı sanata gönül vermiş bir hayırsever gibi tanıttı. Ama aynı yarımadadan, Castello Fontana gibi projelerle 500 milyon Euro'luk bir ciro hedeflendiği konuşuluyorsa, ortada hayırseverlik değil, çok iyi kurgulanmış bir itibar yatırımı var demektir. 8 milyon dolarlık bir sanat merkeziyle kazanılan güven, yarımadadan 500 milyon Euro çekmenin önünü açan bir kapı işlevi görüyorsa, bu hesap kültür-sanata değil, ranta hizmet eder. Sanata verilen destek, doğaya ve bu topluma verilen zararın meşrulaştırıcısı olamaz; olmamalıdır.
Bakanlık, Çeşme'de art arda gündeme gelen bu projelerde kimin kimin arkasında durduğunu ÇED sürecinin bir parçası olarak açıklamak zorundadır. Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) ve Çeşme Kent Konseyi olarak talebimiz nettir: Castello Fontana'ya ÇED olumlu kararı verilmemeli, ÇED bitmeden yürütülen ön satış faaliyetleri durdurulmalı ve projenin gerçek sahipliği kamuoyuna açıklanmadan hiçbir izin süreci ilerletilmemelidir. Yarımadanın geleceği, hangi ismin hangi şirketin arkasında durduğu bilinmeden, kapalı kapılar ardında belirlenemez.