




|
||
![]() |
1 MAYIS MARŞI VE LOGOSUNUN HİKAYESİ | |
| Semihat KARADAĞLI | ||
| karadaglihukuk@gmail.com | ||
1 Mayıs Marşı ve Logosu'nun Hikayesi
1 MAYIS İŞÇİ MARŞI
Günlerin bugün getirdiği, baskı zulüm ve kandır.
Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez,
Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde.
1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda, ilerleyen halkların bayramı.
Yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarından,
Mutlu bir hayat filizlenir, kavganın ufuklarından.
Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir.
1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı,
Devrimin şanlı yolunda, ilerleyen halkların bayramı.
Ulusların gürleyen sesi, yeri göğü sarsıyor,
Halkların nasırlı yumruğu, balyoz gibi patlıyor.
Devrimin şanlı dalgası, dünyamızı kaplıyor.
Gün gelir, gün gelir zorbalar kalmaz gider,
Devrimin şanlı yolunda, kül gibi savrulur gider.
1 Mayıs Marşının Hikayesi 1974’te Bertolt Brecht’in Maksim Gorki’den uyarladığı ‘Ana’ adlı oyun, Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sergileniyor. Rutkay Aziz’in sahneye koyduğu oyunda Erkan Yücel, Savaş Yurttaş, Yaman Okay, Meral Niron, Erol Demiröz gibi isimler rol alıyor.
Oyunun müziklerini Sarper Özsan tarafından yapılmaktadır. Sarper Özsan, 1 Mayıs 2009’da Cumhuriyet Gazetesinden Celal Üster’e marşın öyküsünü şöyle anlatmıştır. Oyunun metninde Rusya’da 1905 “Kanlı 1 Mayıs”ın konu edildiği sahneye gelindiğinde, “İşçiler marş söyleyerek girer” cümlesi vardır, ama marşın ne marşı olduğuna dair bir şey yoktur. Oraya bir marş koymak gerekmektedir ve iş başa düşer; “Buraya nereden, nasıl bir marş bulacağımı bilemedim.
En iyisi, benim bu sahneye uygun bir marş sözü yazıp bestelememdi. Sözlerde ve müzikte hem o günlerin ortamına uygun düşecek, ama aynı zamanda bizlerin içinde bulunduğumuz ortama aykırı düşmeyecek bir marş olmasına dikkat ettim (…) 1 Mayıs Marşı’nın ezgisinin temeli, bizim Kürdi dizimizle sol minör dizisinin karışımı sayılabilir. Marşı yazarken sevilebilir ve rahatlıkla söylenebilir bir marş olduğunu düşünüyordum. Ama marşın, oyunun sınırlarını aşıp bu denli yaygın bir duruma geleceğini o gün düşünmem olanaksızdı.”
Marş 1976 yılında Taksim’de düzenlenen kutlamada marş kimi gruplarca seslendiriliyor. 1977 yılında Timur Selçuk tarafından plakta seslendirilir. 1 Mayıs 1977 Taksim kutlamalarında Ruhi Su Dostlar Korosu tarafından seslendirilir. Cem Karaca ve Dervişanlar tarafından ‘Ana’ oyununda seslendirilen ‘Durduramayacaklar Halkın Coşkun Akan Selini’ isimli eserle birlikte plak yapılır.
1979 yılında Dostlar Tiyatrosunda Genco Erkal ve Zeliha Berksoy tarafından sahnelenen ‘Brecht-Kabare’de de 1 Mayıs marşı seslendirilir. Marş mitinglerde konserlerde pek çok kişi tarafından bir ağızdan seslendirilmiştir.
1 Mayıs logosunun öyküsü.
1976 yılında DİSK yöneticileri ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan’ı arayarak çok acele bir afiş istediklerini söylerler. Ressam Orhan Taylan bu talep üzerine oturur bir saatte afişi hazırlar. Sendika yöneticileri sabaha karşı gelip afişi kendisinden alırlar.
Habertürk gazetesinden Ümran Avcı’nın 30.04.2016 tarihli haberine göre Orhan Taylan “Çizmesi bir şey değil, içime de sinmedi ayrıca. Daha iyi olabilirdi o afiş. Dünyayı pergelle çizdim, elleri kara kalemle çizdim. O yüzden çizim tekniği açısından hafif uyumsuzluk oldu. Dünyayı da kara kalemle çizmeliydim” der.
Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında Amerika’yı ve SSCB’yi geride bırakarak afiş birinci olur. Orhan Taylan ödül ile ilgili yaptığı açılamada “Dünya Sendikalar Federasyonu’nun merkezi Prag’daydı. Dediler ki: ‘İstersen 15 gün Prag’da eşinle birlikte misafir edelim, istersen para ödülü.’ Prag’a gitmeyi tercih ettim. Bir daha nereden gideceğim? Çok mutlu oldum. Çok güzel gezdirdiler.” Şeklinde açıklama yapmıştır.
Orhan Taylan’ın 1976’da çizdiği, 1 Mayıs’ın simgesi haline gelen, bir işçinin dünyayı elleri arasında tuttuğunu gösteren afiş, bu yıl 50 yaşına girdi.
Orhan Taylan kimdir?
1941 doğumlu Orhan Taylan, İstanbul Amerikan Erkek Koleji ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi mezunu.
“Resimlerin önemsenmesi için uçuk fiyatlar konması gerektiğine inanmaz. Suluboya kullanmaz. Yağlıboyasını kendi yapmayı, oğlu Ferhat'ı, edebiyatı, Macintosh'unu ve büyük atölye düzeninin keyfini bir şeylere değişmez.
"Resmini, akımlar içinde adlandırmaz. Avangardizmin, deneysel-kavramsal çalışmaların sanat yerine ikame edilmesinin sanatseverleri yanıltabildiğine inanmaz.” 4 Kasım 2023 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Türkiye işçi sınıfına selâm! Selâm yaratana! Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm! Bütün yemişler dallarınızdadır. Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir, Türkiye işçi sınıfına selâm! Meydanlarda hasretimizi haykıranlara, Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm!
Türkiye işçi sınıfına selâm!
Nazım Hikmet Ran/ 12 Ağustos 1962
Tüm emekçilere selam ...
Yararlanılan kaynaklar: 1)- 30.04.2016 tarihli Habertürk gazetesi Ümran Avcı Haberi |
||
| Etiketler: 1, , MAYIS, MARŞI, VE, LOGOSUNUN, HİKAYESİ, | ||
|